Çoçuklarda EFT Uygulaması

Çocuklarda EFT uygulamaları, sorun olarak algıladıkları durumların ve olumsuz tutumlarının çözümlenmesinde oldukça etkili sonuçlar yaratıyor.

Çoğu yetişkin, çocuklarına düşünme ve karar verme şansı vermeyip kendi fikirlerini ve deneyimlerini empoze etmeye çalıştıklarından ötürü, çocuklarının kendi kararlarını verip yaşamda çözüm üretebilen ve karşılaştıkları sorunlardan farkındalık geliştirerek çıkarımlar sağlayan çocuklar olmalarını engelliyor. Ne yazık ki, zamanla kararlarımızı dayatmalarımız sonucunda, onları kendi kararlarını veremeyen, ebeveynlerine bağımlı insanlar haline getiriyoruz. İyi niyetle bunu yapıyor olsak bile, bunların çocuklarımıza dönüşü oldukça sorunlu olabiliyor.

Bunun dışında, kendi korkularımızdan ve olumsuz deneyimlerimizden yola çıkarak, yapmak istedikleri bir girişim karşısında; ‘sen yapamazsın, bunu yapman tehlikeli, bu senin için uygun değil’ gibi kesin karar belirten cümlelerle onların düşünmesini engellemenin yanı sıra onlarda korkular oluşturup, engeller yaratarak, farkında olmadan blokajlar oluşturuyoruz. Bu blokajlar onlar birer yetişkin olmaya başladıklarında mutsuzluk, kendine güvensizlik, yaşamda ayakta kalamamak, bağımlılık gibi birçok duruma yol açıyor.

Söylemlerini kabul eden çocuklara ‘sen çok akıllısın’ deyip, kendi kararlarını ifade edip, ‘hayır’ diyebilen çocukları ‘yaramaz’ olarak kabul eden birçok ebeveyn, çocuklarının bir birey olarak var olmalarına farkında olmadan ket vurmaktadır. Kendini ifade edebilme şansına sahip olan çocuklarda gelişimin çok daha rahat ve sağlıklı ilerlediğini hepimiz kolaylıkla görebiliriz.

Kendilerinde oluşan blokajlar nedeni ile birçok probleme sahip olan çocuklarda Duygusal Özgürleşme Teknikleri, onların bu sorunlardan özgürleşmelerini sağlamaktadır. Olumsuz duygulardan özgürleştikten sonra, olumlu inanç kalıplarının yardımı ile, kendine güvenen ve kısa bir süre içerisinde tutumları olumlu yönde değişen çocuklar haline gelebilmektedirler.

Derslerinde başarı oranı düşük olan çocuklarla yaptığım EFT uygulamalarında, kendini ifade edemedikleri, derslerini anlamakta zorlandıklarını, soru sormaktan tedirgin oldukları için öğretmenlerine soru soramadıklarını gözlemledim. Tedirgin olma halinin onlarda yarattığı duygu durumundan özgürleştikten sonra, ifade güçlerinin daha da kuvvetlenmesi, iletişim rahatlığı da yaratıyor.

‘Ders çalışmaktan sıkılıyorum’,

‘Öğretmenimi anlayamıyorum, birçok arkadaşım gürültü yaptığı için dersi algılayamıyor ve onlara kızıyorum’,

‘Annem ve babam başarılı olmam için çok fazla beklenti içindeler ve bu beklentileri beni yoruyor’,

‘Okula gitmek istemiyorum’, diyen birçok çocukla yaptığım çalışmalarda, bu düşüncelerinin altında yatan tüm nedenleri beraber konuşup, bu nedenlere yaptığımız çalışmalar oldukça olumlu sonuçlar getiriyor.

Zaman zaman oyun halinde yaptığımız bu terapiler, kısa bir sürede etkisini gösteriyor ve olumsuz kalıplardan özgürleşen çocuklar, sahip oldukları kızgınlık, öfke, kararsızlık, karamsarlık ve birçok olumsuz duygudan arınınca, çok daha kendilerine güvenen, başarı yolunda ilerleyen insanlar oluyorlar.

Ebeveynler olarak, kendi deneyimlerimizi onlara aktarmak yerine, onlarında kendi deneyimlerini yaşamalarına izin vermek, onların da farkında olmaları açısından oldukça yararlı olacaktır.